Enerjinin kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli biçimde temin edilmesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda millî güvenlik meselesi olduğunu belirten Bayraktar, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda “Enerjide Tam Bağımsız Türkiye” hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Enerjide bağımsızlığın yalnızca kaynaklara sahip olmakla veya üretim kapasitesini artırmakla sağlanamayacağını vurgulayan Bayraktar, “Enerjide tam bağımsızlık hedefimiz, üretimden iletime, dağıtımdan tüketime kadar bütün sistemi birlikte dönüştürmemizi gerektiriyor” diye konuştu.
Küresel gelişmeler ve Türkiye’nin gelecekteki enerji ihtiyaçları doğrultusunda 2040’a uzanan yeni enerji mimarisi üzerindeki çalışmaların son aşamaya geldiğini kaydeden Bayraktar, sanayiden ulaşıma, binalardan tarıma kadar birçok alanda elektrik kullanımının artacağını belirtti. Elektrikli araçların yaygınlaşması, üretim süreçlerinin elektrikleşmesi, yapay zekâ uygulamaları ve veri merkezlerinin büyümesinin elektrik talebinin hem miktarını hem de niteliğini değiştireceğini dile getiren Bayraktar, “Önümüzdeki dönemde yalnızca daha fazla elektrik üretmeyeceğiz. Aynı zamanda elektriği daha akıllı, esnek, verimli ve dijital bir sistem içerisinde yönetmek zorunda olacağız” ifadelerini kullandı.
Enerji dönüşümünün yalnızca santral yatırımlarıyla sınırlı kalamayacağını belirten Bayraktar, güneş ve rüzgâr enerjisi santrallerinin artması, elektrikli araçların yaygınlaşması ve sanayinin elektrik ihtiyacının büyümesiyle şebekelerin de bu değişime uyum sağlaması gerektiğini söyledi. İletim ve dağıtım altyapısının yanı sıra depolama kapasitesinin, dijital teknolojilerin ve sistem yönetimi kabiliyetinin birlikte geliştirilmesinin önemine dikkati çeken Bayraktar, “Milli Enerji 2040 yeni enerji mimarimizde, elektrik dağıtım altyapımızın birçok alanında yerli yazılımların geliştirilerek yaygın biçimde kullanıldığını ve siber saldırılara korunaklı hale geldiğini görmek istiyoruz” dedi.

Türkiye’nin elektrifikasyon alanında ilerleme kaydettiğini belirten Bayraktar, nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2002’de yüzde 15 seviyesindeyken bugün yüzde 21’e yükseldiğini bildirdi. Bayraktar, bu oranın sanayide yüzde 30’a, binalarda ise yüzde 33’e ulaştığını ifade etti. Elektrifikasyonun enerji verimliliğini artırma, yerli ve yenilenebilir kaynaklardan daha fazla yararlanma ve enerji ithalatına bağımlılığı azaltma açısından önem taşıdığını kaydetti.
Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’de enerji dönüşümünün temel gündem başlıklarından birinin elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi olacağını belirten Bayraktar, dağıtım şebekelerinin modernizasyonu ve dijitalleşmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu ve şebeke yatırımlarının finansmanı konularında uluslararası iş birliğini geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Bayraktar, “Türkiye olarak hedefimiz, yalnızca kendi enerji altyapımızı geleceğe hazırlamak değil, aynı zamanda elektrifikasyonun ve şebeke yatırımlarının küresel ölçekte hızlandırılmasına da katkı sağlamaktır” dedi. COP31’in Türkiye’nin enerji dönüşümündeki birikimini uluslararası alanda paylaşması ve yeni yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi açısından fırsatlar sunacağını belirtti.
Programın ardından sergi alanını ziyaret eden Bayraktar, Enerjim Sensin Hızlandırma Programı kapsamında girişimcilerin geliştirdiği yenilikçi çözümleri ve elektrik dağıtım şirketlerinin stantlarında sergilenen araştırma-geliştirme projelerini inceledi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 hayvancilikuzerine.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.