Reklam
Vakıfbank 970x250
Tarih : 2026-03-24 12:44:49

Cevher fiyatları yükselirken çelik geriledi

Marbaş Menkul Değerler'in raporunda, son gelişmeler ve fiyatlar üzerindeki akışa bakıldığında, İran ve Çin etkisiyle cevher fiyatlarında yukarı yönlü hareketler izlerken, çelik fiyatlarında aşağı yönlü hareketler görüldüğü belirtildi. Raporda ayrıca şu bilgiler verildi:

"Çin’de izlenen liman stokları 166,91 milyon tona yükseldi. 5 Şubat’taki 171,4 milyon ton rekorunun ardından sınırlı gerileme görmekteyiz.

Çin'de 2026 yılının ilk iki ayında çelik üretiminin yüzde 3,6 oranında gerileyerek 160,3 milyon tona düştüğünü ve hammadde talebindeki zayıflığın devam ettiğini görmekteyiz.

Mart 2026 itibarıyla demir cevheri fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketin temel bir tüketim artışından ziyade artan navlun maliyetleri ve Çin’in büyüme hedefleriyle desteklenen spekülatif beklentilerden beslendiğini görmekteyiz.

AB'nin çelik ithalatında 2025 yılında yaşanan genel artışta Türkiye'nin yüzde 16,5'lik pay ile lider tedarikçi konumunu pekiştirdiğini ve özellikle uzun ürün grubundaki güçlü talep ile Endonezya kaynaklı devasa sevkiyat artışının bölgedeki dış ticaret dengesini üçüncü ülkeler lehine değiştirdiğini görmekteyiz.

Birleşik Krallık hükümetinin yeni Çelik Stratejisi ile yerli üretim payını yüzde 50’ye yükseltmeyi hedeflediğini, Temmuz 2026’dan itibaren ithalat kotalarını yüzde 60 oranında daraltıp ağır vergiler getirerek ve milyarlarca sterlinlik yatırım desteğiyle başta Galler bölgesi olmak üzere stratejik endüstriyel güvenliği ve istihdamı koruma altına almayı amaçladığını görmekteyiz.

Artan enerji maliyetleri ve karbon fiyatlarının yarattığı ekonomik baskı nedeniyle AB içerisinde ETS'nin revizyonunun ertelenmesi veya sistemin tamamen kaldırılması yönündeki siyasi taleplerin yükseldiğini görmekteyiz.

Fitch Ratings, cari yıl için demir cevheri ve koklaşabilir kömür fiyat tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Demir cevheri fiyat tahmini 90 dolar/tondan 95 dolar/tona yükseltildi. 2027 ve 2028 yılları için tahminler sırasıyla 75 dolar ve 70 dolardan, 85 dolar ve 80 dolar seviyelerine çıkarıldı.

Avrupa'da yerel sıcak haddelenmiş rulo (HRC) fiyatları; sınırlı arz, artan maliyetler ve ithalat kısıtlamaları gibi faktörlerin etkisiyle yükselişini sürdürdüğünü görmekteyiz.

Küresel demir cevheri pazarının; altyapı genişlemesi, sanayileşme ve otomotiv ile inşaat sektörlerindeki süregelen çelik ihtiyacının etkisiyle 2026'daki 313 milyar dolardan 2034 yılına kadar 425 milyar dolara çıkması bekleniyor.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından sağlanan verilere göre, bu yılın Ocak ayında Türkiye'nin sıcak haddelenmiş rulo ithalat hacmi, bir önceki aya göre yüzde 50,2, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 70,1 azalarak 127.180 metrik tona geriledi.

Yukarıdaki gelişmelere baktığımızda arz yönlü sorunların ve maliyet artışlarının fiyatlara yansıdığını izlesek de bölgesel fiyat farklılıklarının olduğunu görmekteyiz. Özellikle Avrupa’da sınırlı arz ve sıkılaşan ithalat kotalarının etkisiyle ayrışmanın sürdüğünü izlemekteyiz. İç piyasada ise fiyatlardan bağımsız beklediğimiz makro döngü eşliğinde talep canlanmasının jeopolitik etkilerden kaynaklı risk altında olduğunu düşünmekteyiz. Fiyatlama açısından haber akışlarının ana katalizör olmaya devam ettiğini düşünmekteyiz.

Bakır fiyatlarının Orta Doğu'daki gerilimin yumuşama beklentilerinin zayıflaması ve küresel borsalardaki (LME ve SHFE) rekor seviyelere yakın yüksek stokların yarattığı arz fazlası baskısı nedeniyle 5,4 dolar seviyesinin altına gerilediğini görmekteyiz.

Küresel bakır stokları (CME, LME ve SHFE depolarında) yılbaşından bu yana yüzde 72 artarak 19 Mart itibarıyla 1,4 milyon tona yaklaşmıştır.

Çin'in ithal bakır talebinin zayıfladığını gösteren Yangshan primi düşük seviyelerde seyretmektedir. Derinleşen Orta Doğu krizi, güçlü ABD doları, artan petrol fiyatlarına bağlı enflasyon endişeleri ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası şahin politikaları bakır üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdığını görmekteyiz.

Elektrikli araçlar (araç başına 3 kat daha fazla bakır) ve yenilenebilir enerjinin yanı sıra Yapay Zekâ veri merkezlerinin 2030 yılına kadar tek başına yıllık 500.000 ton bakır tüketmesi bekleniyor.

Küresel bakır talebi 2025'teki 28 milyon tondan 2040'a kadar 42 milyon tona çıkması bekleniyor. J.P. Morgan, veri merkezlerinin tek başına 2026'da yaklaşık 475.000 ton bakır talebi yaratmasını öngörüyor — 2025'e göre 110.000 ton artış.

UBS’e göre ABD, küresel stokların yaklaşık yarısını elinde tutarken, küresel talebin yüzde 10'undan daha azını oluşturuyor. Bu durum, dünyanın geri kalanında arzın yetersiz kalması riskini doğuruyor.

Bakır, gümüş gibi yeşil enerji sektöründe yoğun talep gören bir üründür. Küresel büyüme beklentilerindeki iyileşme ve yapay zekâ (AI) yatırımlarındaki artış fiyatları destekliyor.

Bakır nezdinde haber akışında yoğun değişim yaşanmazken, geçmiş haberleri ve düşüncelerimizi bir kez daha belirtmek isteriz.

Bakır fiyatlarının 5,4 doların altına gerilemesinde Orta Doğu'daki gerilimin sürmesi, küresel borsalardaki rekor yakını stok seviyeleri ve güçlü doların yarattığı baskı belirleyici olmaktadır. Kısa vadede jeopolitik belirsizlik ve Fed'in olası şahin duruşunun aşağı yönlü baskıyı sürdüreceğini düşünmekteyiz. Ancak yapısal tabloda elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve yapay zekâ veri merkezlerinin yarattığı talep hikâyesinin bakırı diğer emtialardan ayrıştırmaya devam ettiğini ve kısa vadeli baskılara rağmen orta-uzun vadeli yükseliş tezinin geçerliliğini koruduğunu düşünmekteyiz.

Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğe bağlı yüksek oynaklığın etkisiyle 23 Mart'ta LME alüminyum fiyatlarının spot ve vadeli kontratlarda yüzde 2'nin üzerinde değer kaybettiğini, bu sert düşüşün sığ likidite ve teminat tamamlama çağrılarıyla tetiklendiğini ancak uzun vadeli kontratlardaki kaybın yüzde 1 ile daha sınırlı kaldığını görmekteyiz.

Küresel üretimin yüzde 9'unu gerçekleştiren Körfez bölgesinde (GCC), Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali büyük bir arz endişesi yarattığını görmekteyiz.

Bu krizin etkisiyle dünyanın en büyük izabe tesislerinden biri olan Aluminium Bahrain (Alba) sevkiyatları durdurmuş ve 3 hattını kapatarak kapasitesinin yüzde 19'unu kesmiştir. Katar'daki Qatalum ise gaz tedarik sorunları sebebiyle üretimini kapasitesinin yüzde 60'ına indirmiştir.

Aluminium Bahrain (Alba), Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından kaynaklanan süregelen tedarik ve transit aksaklıklarını gerekçe göstererek kademeli bir üretim durdurma süreci başlattı. Şirket, hammadde stoklarını korumak ve operasyonları stabilize etmek amacıyla yıllık 1,6 milyon tonluk kapasitesinin yaklaşık yüzde 19'una tekabül eden üç üretim hattını kapattığını açıkladı.

İran'ın tüm Körfez İş Birliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki hedefleri vurması, bölgedeki büyük üreticilerin alüminyum rafineri faaliyetlerini durdurmasına neden oldu. Bu durum, küresel arzın yüzde 10'unu gerçekleştiren bölgedeki operasyonların tamamen askıya alınması riskini doğurdu.

Çin'in üretim kapasite sınırına yaklaşması ve Hindistan'daki büyük yatırımlara rağmen, pazarın 2027'de açığa geçeceği öngörülmektedir.

Piyasa katılımcıları; yeni enerji araçları, fotovoltaik (güneş paneli) sistemler ve yapay zeka (AI) sektörlerinin uzun vadeli alüminyum tüketimini desteklemeye devam edeceğini öngörüyor."

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 hayvancilikuzerine.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.